Bilindiği üzere İslâm’ın beş şartından biri de zekattır. Zekat, Kur’ân-ı Kerimde birçok yerde -önemine binâen- namaz ile birlikte zikredilmiştir. Hadis-i şerifte ise şöyle buyurulmuştur:
“Namazla zekatı birleştirinceye kadar, zekat vermeyen bir adamın Allah namazını kabul etmez. Şüphesiz ki, Allah onları (namazla zekatı) birleştirmiştir, siz onların arasını ayırmayın “ (Deylemi)

Zekatını vermeyen kişi Allah Teâlâ’nın emrini yapmamış olduğu gibi, aynı zamanda kul hakkına da girmiş olur. Çünkü fakirin hakkı olan bir parayı gasbetmiş olmaktadır. Bu bakımdan zekat vermemenin cezası çok ağırdır. Ayet-i kerîme de buyuruldu ki:
“Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır, o kendileri için bir şerdir !. Cimrilik ettikleri şey kıyâmet gününde (tasma gibi) boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” Âl-i İmrân suresi, ayet 180

Bu âyet-i kerimenin tefsiri sadedinde Peygamber Efendimiz s.a.v şöyle buyurmuşlardır:
“Allah Teâlâ’nın kendine verdiği malın zekatını vermeyen kişi için bu mal kıyamet gününde saldırgan, kuru üzüm gibi gözleri olan ve zehrinin şiddetinden başında tüy kalmamış olan bir yılan haline getirilip boynuna geçirilecek ve bu yılan adamı, alt ve üst çeneleri, yani avurtları arasına alarak: “Ben senin malınım, ben senin zekâtını vermediğin varlığınım!” diyecektir”. Efendimiz aleyhisselam bunları söyledikten sonra yukarıda geçen “Cimriler, cimriliklerinin kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar” ayetini okumuştur.

Tabiinden gelen bir rivayete göre ise verilmeyen zekatlar kişinin boynuna -daha kabirde iken- ateşten bir tasma olarak dolanıp onu yakacaktır: https://www.youtube.com/watch?v=XcY5VG18ZDw

İşte, öldükten sonra böyle azaplara düşmemek için bir müslüman mutlaka ve hiç eksiksiz olarak zekatını vermelidir. Bu konu hafife almaya gelmez! Hem sonra, zekatı verilen malın bereketlenip artacağı âyet ile sabitken (Rum, 39), zekat vermeyip azâba düşmek hangi akla hizmettir?
Zekatın nasıl hesaplanacağı, kimlere verilebileceği ilmihal kitaplarında ayrıntılı olarak izah edilmiştir. Bilmeyenler Diyanet’in fetva hattına da telefon ederek sorabilirler. Bu noktada iki önemli hususu daha kısaca hatırlatmak isteriz:
1- Hanımların altın kolye, gerdanlık v.b gibi ziynet eşyaları da (nisab miktarı üzerinde ise) zekâta tâbidir.
2- Zekat ancak fakir bir müslümana verilebilir ve paranın o kişinin eline geçmesi lazımdır. Derneklere, hayır kuruluşlarına, .. v.b yardım amacı yapılan bağışlar zekat sayılmaz. Ancak o kuruluş bu paraları ayrı bir fonda toplayıp da, sonra da o paraları götürüp gerçek kişilerin eline ulaştırıyorsa, yani böyle bir organizasyon yapmışsa ve siz de bundan eminseniz, o zaman bu şartla olabilir. Bu hususun kısa izahı için bkz: https://www.youtube.com/watch?v=uAKdal3WPlM

Cenâb-ı Hak bizleri böyle bir kötü akıbetten muhafaza edip günahlarımızı afv-u mağfiret etsin, verdiğimiz/vereceğimiz zekatlarımızı kabul buyursun. Amîn ..