https://www.instagram.com/reels/DanoPRFMtNM/ İslamiyetin ilk yılları idi. Müşriklerin baskısından dolayı İslmiyet açıktan değil, ancak gizlice tebliğ edilebiliyordu. Arabistandaki Gıfar kabilesi mensuplarından Ebu Zer, Peygamber Efendimiz’in Mekke’de çıktığını duymuş, onu görüp müslüman olmak için yollara düşüp Mekke’ye gelmişti. Ancak kimseyi tanımadığından Efendimiz’i görebilmek… Continue Reading →
Kıyamet günü tüm gerçekler ortaya çıktığı ve Cehennem bütün dehşetiyle birlikte mahşer halkına gösterildiği zaman, insanların pek çoğunun: “ Yâ leyteniy, kaddemtu li hayatiy = Eyvah bana! Keşke (ebedi) hayatım için önceden (iyi ameller) yapsaydım…“ (Fecr, 24) diyerek büyük… Continue Reading →
“Lâ fakra eşeddü mine’l-cehl ve lâ gınâ a’vedü minel-akl ve lâ ibâdete ket-tefekkür” . Hadîs-i şerîf Hz. Ali Efendimiz radıyallahu anh’ten rivayet olunmuş. Peygamber Efendimiz, Hz. Ali Efendimiz’in rivayet ettiği bu mübarek hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki: “Lâ fakra eşeddü mine’l-cehl“… Continue Reading →
https://www.youtube.com/watch?v=PADyxiHnifI Kur’ân- ı Kerim de Allah-u Teâlâ’yı zikretmeyi emreden ayetler pek çoktur. Bunlar teker teker incelenirse, Allah’ın her yerde, her zaman ve her durumda zât, sıfat ve isimleriyle zikredilebileceği görülür ve anlaşılır. Bir örnek: “Ey iman edenler, Allah’ı çokça zikredin… Continue Reading →
“Her hikmetli emir (iş) , o gecede ayırd edilir. Tarafımızdan bir emirle …“ (Duhân suresi ayetler 4-5) Ünlü müfessir Fahruddin Razi ve diğer birçok ulema, sahâbeden İbn-i Abbas radıyallahu anh hz.lerinin… Continue Reading →
Bazı menfi akımların etkisiyle birtakım zararlı görüşlerin ve özellikle de kişinin imanını kaybetmesine sebep olan bazı bozuk fikriyatın toplumumuzda giderek yayılmaya başladığını üzülerek müşahade ediyoruz. Bunların içinde en önemlisi; Allah’a, peygamberlerine, meleklere, kitaplara, kaza ve kadere ve ahirete iman’dan oluşan… Continue Reading →
Bazı ilahiyatçıların “Kur’ân bize yeter“, “Kur’ân’daki İslam”, “Kur’ân müslümanlığı“ ve benzer sloganlarla TV’lerde ikide bir boy gösterdikleri bilinen bir gerçektir. Acaba gerçekten Sünnet’e ihtiyaç yok mudur, sadece Kur’ân mealini okumak kişiyi doğru yola götürebilir mi, bu makalede bu hususlar kısaca… Continue Reading →
Bilindiği üzere İslâm’ın beş şartından biri de zekattır. Zekat, Kur’ân-ı Kerimde birçok yerde -önemine binâen- namaz ile birlikte zikredilmiştir. Hadis-i şerifte ise şöyle buyurulmuştur: “Namazla zekatı birleştirinceye kadar, zekat vermeyen bir adamın Allah namazını kabul etmez. Şüphesiz ki, Allah onları… Continue Reading →
Bir haftalık dergide Peygamber Efendimizle ilgili, onu küçük düşürücü mahiyette karikatür ve yazılar yayınlandığını üzülerek duyduk. Hiç şüphesiz ki, bunu yapanlar dinden çıkarlar, küfre düşerler. Şayet tevbe etmeden ölürlerse Firavun, Nemrut veya günümüzdeki Netanyahu gibi kâfirlerden hiçbir farkları kalmaz, onlarla… Continue Reading →
Günümüzde, itikâdlarında bozukluk olan birçok “ilahiyatçı“ televizyonlar, internet ve sosyal medya platformlarında sıklıkla boy göstermekte ve ortaya attıkları bâtıl fikirlerle ne yazık ki – gençler başta olmak üzere- birçok kişinin Ehl-i Sünnet itikadı dışına çıkmasına, deizme sapmasına ve hatta dinden… Continue Reading →
ALLAH-U TEÂLÂ BİZLERDEN RÂZI MI? (Şayet râzı değilse, başımıza gelecekler nelerdir?) Allah-u Teâlâ’nın farz kıldığı namazı büyük çoğunlumuz kılmazken, namazla birlikte İslâm’ın ikinci temel rüknü olan zekâtı yine birçoğumuz vermezken, edeb ve hayâ yoksunu yarı çıplak genç kız ve… Continue Reading →
“ Sonra da o gün, (size verilen her) nimetten mutlaka sorguya çekileceksiniz “ (Tekasur suresi, ayet 8) NELER NİMETTİR (Yani, nelerden sorguya çekileceğiz) Nelerin nimet olduğu Gazze’deki tablo ile gözlerimizin önündedir: Gazze’de olmayıp da bizde olan herşey bizler için nimettir … … Continue Reading →
Eskiden beri İslam düşmanı birtakım müşteşrikler ve dinsizler Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)‘in Hz Âişe’yi çok küçük yaşta nikahladığı şeklinde birtakım iftiralar üreterek akıllarınca insanları ve özellikle de gençleri, İslam’dan ve Peygamber Efendimiz’den soğutmaya çalışmışlardır. Eşcinsellik, transseksüellik, lezbiyenlik, çocuk pornosu,… Continue Reading →
Kur’ân-ı Kerîm’de dünya hayatı için kullanılan bir deyimdir. Türkçede de kullanılan Metâ’ kelimesi, kendisinden geçici bir süreliğine faydalanılan şey, Kalil ise çok çok az, azıcık demektir. Dolayısıyla (metâ’un kalil) “azıcık bir faydalanma” mânâsına gelmektedir. Gerçekten, dünya hayatında tad alınan ve faydalanılan şeyler… Continue Reading →
HOCA AHMED YESEVİ KİMDİR ? Orta Asya Türkleri’nin dinî – tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve “Pîr-i Türkistan” (Türkistan erenlerinin pîr’i) diye anılan mutasavvıf-velî, Yeseviyye tarikatının kurucusudur. 1093 yılında bugünkü Kazakistan’ın Çimkent şehri-Sayram kasabasında dünyaya geldi. Küçük yaşta önce annesini… Continue Reading →
“ Konstantiniyye (İstanbul) elbette fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir “ (Hadis-i şerif , Müsned) Peygamber Efendimiz, sallallâhu aleyhi ve sellem’in bu müjdesine nâil olmak için müslümanlar dört halife döneminden itibaren Bizans’a … Continue Reading →
Yakın tarihte Mars’a gönderilen uzay aracından çekilen aşağıdaki video’da, Samanyolu Galaksi’mizin Mars yüzeyinden izlenen muhteşem manzarası görülmektedir: https://www.youtube.com/watch?v=agbpEaMZLFI Bizler çocukken büyükannemin Sakarya ilinin Kuzuluk köyündeki evinden yaz geceleri aynı manzarayı görürdük. Çünkü o tarihlerde köylerde elektrik ve dolayısıyla çevreden gelen… Continue Reading →
Nasıl ki bazı (maddi) hastalıklar tedavi edilmediği taktirde insanı ölüme bile götürebilirse, aynı şekilde bazı mânevi hastalıklar da tedavi edilmediği taktirde insanı helâk edebilir. Bu mânevi hastalıklardan biri ise ucb olarak adlandırılan kendini beğenme hastalığıdır. Bu hususta Allah-u Teâlâ Kurân-ı… Continue Reading →
“ En güzel isimler (esmâü’l hüsna) Allah’ındır. O halde O’na o güzel isimlerle dua edin ” (A’raf suresi, ayet 180) Esmâ-i Hüsnâ’nın kelime anlamı Güzel İsimler demektir. Allah-u Teâlâ’nın Kur’ân âyetlerinde ve hadis-i şeriflerde beyan buyurulan Esmâ-i Hüsnâ denilen isimleri… Continue Reading →
Biz müslümanlar yaklaşık bin beşyüz yıldan beri, Türkler olarak ise son beşyüz seneden beri Doğu Akdenizdeyiz. Bugün Türkiyenin Akdenizde 189 000 km2 yani Marmara denizinin yaklaşık 16 katı kadar karasuları vardır. Ege ve Akdeniz’deki kıyılarımızın toplam uzunluğu 4 482 km.dir…. Continue Reading →
© 2026 Ömer Reha Arıkkan — Powered by WordPress
Theme by Anders Noren — Up ↑