Ömer Reha Arıkkan

Dini makaleler ve kitaplar

Page 2 of 3

KÖTÜ ÂLİMLER

Dini kendi şahsi emellerine ulaşmak veya  şöhret, para, makam kazanmak için kullanan din adamları (“kötü âlimler”) her devirde olmuştur. Hazret-i Mevlâna ünlü eseri Mesnevi’de böyle kişilerden   “din yolunun eşkiyası, yol kesicileri” olarak  bahsetmekte ve onlardan şiddetle sakınılmasını tavsiye buyurmaktadır.  İmam… Continue Reading →

Hak ve Bâtıl hakkında

Hak kelimesi sözlükte  “gerçek, hakikat, doğru , varlığı kesin ve gerçek olan“ anlamlarına gelmektedir. Zıddı ise bâtıl dır ki,  “boş, çürük,  doğru ve gerçek olmayan şey“ anlamlarına gelmektedir. Neler haktır, neler bâtıldır? Şayet bu sorunun cevabı insanlara kalsaydı herkes kendine… Continue Reading →

“BU NASIL PEYGAMBER Kİ… “

Furkan suresi, 7. ila 10.uncu âyetlerinde şöyle buyurulmaktadır : (İnkârcılar) şöyle dediler : Bu nasıl peygamber ki (bizler gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor ! Ona bir melek indirilmeli, kendisiyle birlikte o da uyarıcı olmalıydı ! Yahut kendisine bir hazine verilmeli… Continue Reading →

PEYGAMBER EFENDİMİZ‘İN ZÜHD VE TEVÂZUU HAKKINDA

Bu hususta Ruhu’l  Furkan tefsirinde şöyle yazmaktadır : “ Resûlullâh (Sallallâhu aleyhi ve sellem) Yemen’in en ücra köşesinden  Umman sahrasına, bir taraftan da Hicaz’ın en uzak bölgesine (yani bütün Arap yarımadasına) mâlik olmuşken, vefat ettiğinde  borçlu ölmüş ve ailesine yemek… Continue Reading →

MÜMİNDE BULUNMASI GEREKEN ALTI HASLET

Erkek veya kadın, her müminde bulunması gereken altı haslet (huy, özellik) hususunda Ruhu’l Beyan tefsirinde şöyle yazmaktadır: 1. Âhiret konusunda kendisine rehberlik edecek bir ilim. Bu ilim Kur’ân ve hadis ilmidir. “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu ?“ (Zümer suresi,… Continue Reading →

PREVEZE DENİZ SAVAŞI

Bundan 481 sene önce,  27 Eylül 1538 tarihinde, Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması ile, Andrea Doria komutasındaki Haçlı armadası arasında Preveze açıklarında büyük bir deniz savaşı olmuştu. 16. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı’nın Akdeniz’de varlık göstermeye başlaması, bölgede çıkarları bulunan… Continue Reading →

ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESİLMEZ

” Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez ”           (Yûsuf suresi, âyet 87) Yâkub aleyhisselam, oğulları Yûsuf (aleyhisselam) ve Bünyamin’i aramak üzere diğer oğullarını Mısır’a gönderirken onlara ümitli olmalarını, Allah’ın rahmetinden… Continue Reading →

SADAKA HAKKINDA

Kur’ân -ı Kerim’in hemen başında, Bakara suresinde müminler için şöyle buyurulur: “ Onlar ki, kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızâsı için) harcarlar ”     (Bakara, ayet 3) Allah (c.c.) rızâsı için bol sadaka vermek (tabii, öncelikle farz olan zekatı vermek lâzımdır),… Continue Reading →

“SİZİ İMTİHAN EDERİZ…”

Allah-u Teâlâ hz.leri biz insanları imtihan edeceğini Kur’ân-ı Kerîm’de değişik âyetlerde beyan buyurmaktadır. Bu âyet-i celilelerden biri de şöyledir: ” Her nefs ölümü tadacaktır ve sizi bir imtihan olmak üzere şer ile ve hayr ile deneriz ve bize döndürüleceksiniz “… Continue Reading →

TAİF DUASI

Efendimiz aleyhisselam  nübüvvetin  (Peygamberlik görevi verilmesinin) onuncu senesinde, halkını İslâm’a davet etmek üzere Taif’e bir seyahat yapmıştır. Ancak Taif halkı bu daveti kabul etmediği gibi, Âlemlerin Efendisine olmadık hakaretler yapmışlar ve onu (kırılasıca elleriyle) taşlamışlardır. Yanında bulunan mânevi oğlu Zeyd… Continue Reading →

Huzur bulmak hakkında

“ İyi bilin ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur “  (Ra’d suresi, ayet 26) İşte görüyoruz, bazı kişiler bulundukları topluma göre ortalamanın çok üzerinde iyi bir refah düzeyinde yaşıyorlar, her istedikleri alıp yiyebiliyor veya giyebiliyorlar, icabında binlerce lira harcayıp  … Continue Reading →

DÜNYA NİMETLERİ MÜMİNE DE KÂFİRE DE VERİLİR

Allah buyurdu ki: “Kim inkâr ederse onu az bir süre faydalandırır, sonra da onu cehennem azabına sürüklerim. Ne kötü varılacak yerdir orası!” (Bakara suresi, ayet 126) Ayet-i kerîme, İbrahim aleyhisselam’ın  bir duası üzerine inmiştir. Hz İbrahim ilâhi emir üzerine ıssız… Continue Reading →

ALLAH (c.c.) BANA NİÇİN İSTEDİKLERİMİ VERMİYOR?

Şu serzenişi sık sık duyarız:  ”Ben inançlı, haramlardan sakınan, dini vazifelerini elden geldiğince yapmaya çalışan bir kişi olduğum halde, Allah (c.c.) bana istediklerimi vermiyor da, (filanca kişi)  haramlardan hiç sakınmadığı, dilediğince yaşadığı ve hatta inancı da pek sağlam olmadığı halde… Continue Reading →

NİYE YARATILDIK ?

“ Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk (ibâdet) etsinler diye yarattım “ (Zâriyat suresi, âyet 56) Büyük velî ve âlim İmam Rabbani hazretleri Mektubat isimli eserinde şöyle buyurmaktadır: “Oğlum, bütün varlıkların hülâsası, özü olan insan, eğlence için, oyun için,… Continue Reading →

Sizden Hiçbir Ücret İstemiyorum

Dînî hizmetler sadece yüce Allah celle celâluhu rızâsı için yapılır. İnsanlardan bir karşılık beklenmez. Bu husus Kur’ân-ı Kerîmde çok açık bir şekilde belirtilmiştir. Kim ki, yaptığı din hizmetinden dolayı kendisine maddi veya mânevi (makam, mevki, v.b) bir menfaat sağlamayı düşünürse,… Continue Reading →

Sübhâneke

Namaza  İftitah Tekbiri ile başlanır. İftitah Tekbiri, Rabbü’l âlemîn’in huzuruna çıkarken her türlü his,  düşünce,  eylem ve bütün dünyevi ve uhrevi kaygılarından kesilmeye işarettir. Sonra Sübhâneke duası okunur. Aşağıda sunulmuş yazımız  Sübhâneke duası ile ilgilidir. SUBHANEKE

Cennetliklerin üzüntüsü hakkında

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “ Cennet ehli hiçbir şeye pişmanlık duymayacak. Ancak zikirsiz (Allah’ı anmadan) geçirdiği zamanlara pişmanlık duyacaktır ” (Râmuz’ül Ehâdis, 4490 ) Cennet nimetlerini tasvir etmeye kimsenin gücü yetmez .. Cennete girebilen bahtiyar kullar orada mutluluklar içinde ebediyyen… Continue Reading →

NUTFE

“İnsan der ki: ”Öldüğüm zaman , gerçekten ileride diriltilip (kabrimden) çıkarılacak mıyım ?”. İnsan hiç düşünmez mi ki, daha önce o hiçbir şey değilken, onu şüphesiz ki biz yaratmışızdır!” (Meryem suresi, ayetler 66 ve 67 ) İlk insan ve aynı… Continue Reading →

HAK SAHİPLERİNE HAKLARIN VERİLECEĞİ GÜN (DİN GÜNÜ)

“Mâlik-i Yevmi’d-Din = Din gününün sahibi” Her namazımızda (Fatiha suresinde) okuduğumuz bu âyet-i kerime ile Allah-u Teâlâ’nın  “Din günü” nün sahibi olduğunu ikrar ediyoruz. Mâlik: Sahip olduğu şeylerde, dilediği gibi tasarruf ve muamelede (idare ve yönetmede)  bulunan Zat’a denir. Arabistanda… Continue Reading →

“SAKIN CÂHİLLERDEN OLMA!” (En’âm suresi, ayet 35)

Cehâlet, bilgisizlik demektir. Cehâletin her türlüsü kötüdür. Örneğin, müsbet bilimlerdeki cehâlet (ilimsizlik) kişileri ve toplumları geri bırakır; onları fakir ve başkalarına muhtaç duruma getirir. Uyduların, bilgisayarların, akıllı füzelerin hakim olduğu günümüz dünyasında temel ve uygulamalı bilimlerde ileri gidemeyen toplumlar, bu… Continue Reading →

« Older posts Newer posts »

© 2022 Ömer Reha Arıkkan — Powered by WordPress

Theme by Anders NorenUp ↑